Baba Dostu
Chapter 1 — Baba Dostu
Yasemin kokusu her zaman yalanları hatırlatır bana. Tıpkı o gece olduğu gibi, Boğaz'ın serin sularının yüzüme vurduğu, yıldızların altında sonsuzluğa yemin ettiğimiz gece… O gece, babamın en yakın arkadaşı, hayatımın en büyük aşkı, Koç, beni ilk kez öpmüştü.
İstanbul'un en köklü ailelerinden birinin kızıydım. Annem ve babam, geleneklerine sıkı sıkıya bağlı, saygın insanlardı. Hayatım, onların çizdiği sınırlar içinde, kusursuz bir şekilde ilerliyordu. Ta ki Koç hayatıma girene kadar. Koç, babamın yıllardır tanıdığı, iş ortağı ve dostu olan, karizmatik, başarılı bir adamdı. Benden yaşça büyüktü, evliydi ve iki çocuğu vardı.
Onu ilk gördüğümde on altı yaşındaydım. Babamın şirketinin yaz partisinde, sahneye çıkıp piyano çalmıştı. Notalar, ruhumu okşayan bir melodiye dönüşürken, gözlerim ondan ayrılamamıştı. O günden sonra, Koç'i her gördüğümde kalbim hızlanıyor, ellerim terliyordu. Yasak olduğunu biliyordum, yanlış olduğunu biliyordum ama engel olamıyordum.
Bir yaz gecesi, Boğaz'da tekne turundaydık. Koç, beni herkesten uzak bir köşeye çekip, denize bakarak konuşmaya başladı. Sesi, ruhuma dokunan kadife gibiydi. O gece, ilk kez hislerimi dile getirdim. Reddedilmekten korkuyordum ama susmak da imkansızdı. Gözlerindeki şaşkınlığı ve tereddüdü gördüm. Ama sonra, yavaşça bana yaklaştı ve dudaklarıma dokundu. O öpücük, hayatımı sonsuza dek değiştirdi.
Şimdi, o geceden beş yıl sonra, Koç'in karısı olduğunu öğrendim. Babam, işleri birleştirmek ve ailelerin bağlarını güçlendirmek için bu evliliği ayarlamış. O geceki yasemin kokulu yalanlar, şimdi acı bir gerçek olarak yüzüme çarpıyor. Koç, bana bakıp fısıldadı: "Affet beni, Ayşen. Başka çarem yoktu…"