Balerin ve Çiçekçi

Chapter 1 — Balerin ve Çiçekçi

Gözlerim kapalı, yine o kâbusu görüyordum: Denizin ortasında, boğuluyordum. Onun yüzü, her zamanki gibi silik, ama çaresizliğim gerçekti. Ter içinde uyandım, yatak çarşafıma yapışmış gibiydi.

Saat sabahın beşi. İstanbul’un o meşhur trafiği henüz başlamamış olsa da, içimdeki karmaşa çoktan pik yapmıştı. Pencereden Boğaz’a baktım. Sakin sular, içimdeki fırtınaya tezat oluşturuyordu. Beş yıl... Tam beş yıl olmuştu o kazadan. Beş yıl boyunca, o acı, o pişmanlık beni hiç bırakmamıştı.

Benim adım Elif. Bir zamanlar ünlü bir balerinaydım. Hayatım dans, sahne ve ışıltıdan ibaretti. Şimdi ise, küçük bir çiçekçi dükkânında, geçmişimden kaçmaya çalışıyorum. "Elif'in Çiçekleri," diye yazıyor dükkânın tabelasında. Komik, değil mi? Kırık bir balerin, çiçeklerle uğraşıyor. Sanki kırık kalbime merhem olurlarmış gibi.

Dükkânı açtım, o tanıdık çiçek kokusu içimi doldurdu. Sardunyalar, güller, laleler... Her biri ayrı bir hikaye anlatıyordu. Ama en çok orkideleri seviyordum. Onlar gibi, zorlu şartlara rağmen dimdik ayakta kalmaya çalışıyordum.

Telefon çaldı. Ekranda tanıdık olmayan bir numara belirdi. Tereddütle açtım.

"Elif Hanım? Ben Demir Holding'den arıyorum. Demir Bey sizinle görüşmek istiyor."

Demir... O isim, içimde yıllardır sakladığım tüm acıları yeniden canlandırdı. Demir Arslan. Hayatımın aşkı, en büyük pişmanlığım, kâbusumun sahibi.

"Ne için?" diye sordum, sesim titrek çıktı.

"Kendisi size açıklayacaktır. Yarın saat on birde holding binasına gelebilir misiniz?"

Kalbim deli gibi atmaya başladı. Demir beni neden görmek istiyordu? Beş yıl sonra, neden şimdi? Cevap beklemeksizin telefonu kapattım. Yarın... Yarın hayatım tamamen değişecekti.