Boğaz'da Bir Gözyaşı

Chapter 9 — Şüphe Tohumları ve Buzdan Bir Gülüş

Demir'in sesi, buz gibi bir çığlık gibi odayı doldurdu. Gözleri, Leyla'nın elindeki dosya ile kilitlenmişti. Parmakları, dosyanın soluk, yıpranmış kapağında geziniyordu. Bu, yıllardır sakladığı, babasının mirası olan ve içinde sırların gömülü olduğu o dosyaydı. 'Can Alkan'… Bu isim, Demir'in hayatında derin bir yara açan, babasının ortadan kayboluşuyla birlikte anlam kazanan bir bilmeceydi. Leyla'nın elinde bu dosyayla durması, onun için bir ihanetin en somut kanıtıydı.

"O dosya... Onu nereden buldun Leyla?" diye sordu, sesi titrek ama tehditkârdı. Her kelimesi, odayı saran gerilimi daha da artırıyordu. Leyla, Demir'in gözlerindeki öfkeyi ve ihanet duygusunu görüyordu. Yüzü bembeyaz olmuştu. Gözleri korkuyla büyümüş, nefesi kesilmişti. Bu dosyayı alması, babasının kayboluşunun ardındaki gerçeği aydınlatma umuduyla verilmiş bir riskti, ancak şimdi bu karar, onu Demir'in gazabının ortasına atmıştı.

"Ben… Ben sadece…" diye kekeledi Leyla, kelimeleri boğazında düğümleniyordu. Elindeki dosyayı sıkıca kavradı, sanki ondan güç alabilecekmiş gibi. Babasının kaybolduğu gün, babasının ofisinde bulduğu bu dosya, onun için bir ipucuydu. Demir'in babasının yatırımlarını ve gizemli 'Can Alkan' fonunu araştırması, Leyla'nın babasının kayboluşuyla doğrudan bağlantılı olabilirdi. Ve şimdi Demir, elindeki bu kanıtla ona yaklaşıyordu.

Demir, Leyla'nın titreyen ellerine baktı. Dosyayı geri istemek için uzandı ama Leyla, son anda dosyayı kendine çekti. Bu hareket, Demir'in sabrını taşıran son damla olmuştu. Yıllardır babasından kalan bu dosyayı kimseye vermemişti. Şirketin en karanlık sırlarını barındıran bu belge, şimdi onun asistanının elindeydi. Elif'in gösterdiği videolardan sonra zaten Leyla'ya karşı güveni sarsılmıştı. Babasından gelen o gizemli mesaj ise kafasını iyice karıştırmıştı. Leyla'nın babası hayatta mıydı? Eğer öyleyse, bu dosyayla ne ilgisi vardı?

"O dosyayı bana ver Leyla!" Demir'in sesi yükselmişti. Demir, Elif'in oyunlarına gelip Leyla'ya karşı öfkelenmişti ama babasından gelen o mesaj, ona Leyla'nın babasının hâlâ hayatta olabileceğini düşündürmüştü. Eğer Leyla'nın babası hayattaysa ve bu dosyayla ilgiliyse, o zaman Leyla'nın ihaneti farklı bir anlam kazanıyordu. Belki de Leyla, babasının güvenliğini sağlamak için bu dosyayı almıştı. Bu düşünce, Demir'in öfkesini biraz yatıştırsa da, içindeki şüphe tohumlarını daha da büyütmüştü.

Leyla, Demir'in gözlerindeki karmaşık ifadeyi gördü. Öfke vardı, evet, ama bunun yanında bir sorgulama, bir merak da seziliyordu. Babasından gelen mesajın etkisini fark etmişti. Belki de doğru zamandı. Gözlerini Demir'in gözlerine dikti. "Bu dosya sadece sizin değil, Bay Alkan. Bu dosya benim babamla ilgili."

Demir'in yüzü kaskatı kesildi. Gözleri şaşkınlıkla irileşti. "Ne demek istiyorsun?"

Leyla, derin bir nefes aldı ve elindeki dosyayı yavaşça masaya bıraktı. Parmakları dosyanın üzerindeyken, babasının adının geçtiği her anı düşündü. "Babam kaybolduğunda, ofisinde bu dosyayla ilgili bazı notlar bulmuştum. Ve sizin babanızın adının geçtiği belgeler de vardı. Bu dosya, babamın kayboluşunun anahtarı olabilir."

Odanın havası değişmişti. Demir'in öfkesi yerini şaşkınlığa bırakmıştı. Leyla'nın sözleri, zihninde yeni bir teori oluşturuyordu. Eğer Leyla'nın babası bu işle ilgiliyse ve kaybolmuşsa, o zaman Leyla'nın dosyayı alması bir ihanet değil, bir araştırma olabilir miydi? Babasından gelen mesajın anlamı da bu durumda daha belirgin hale geliyordu. Belki de babası, Leyla'yı bu dosyayı bulması için yönlendiriyordu.

Tam bu sırada, Demir'in telefonu çaldı. Ekranda beliren isim, Demir'i ve Leyla'yı buz kesmeye yetti. Ekranı titreşen numarayı gösteriyordu: 'BABA'. Demir'in gözleri fal taşı gibi açıldı. Leyla da şaşkınlıkla numaraya bakakaldı. Demir, tereddütle telefonu açtı.

"Merhaba baba?" dedi, sesi hala şoktaydı. Ama telefondan gelen ses, hiç beklemediği, daha da korkunç bir gerçeği yüzüne vuracaktı. Karşı taraftan gelen ses, yumuşak bir fısıltı gibiydi ama kelimeleri Demir'in beyninde yankılandı. "O dosyayı buldun mu evlat? Leyla'ya dikkat et. Güvenme ona…"

Demir'in telefonu elinden düştü. Leyla, gözleri faltaşı gibi açılmış, korkuyla Demir'e baktı. Demir'in yüzü bembeyaz kesilmişti. Babasının sesi, ona Leyla'ya güvenmemesi gerektiğini söylüyordu. Ama Leyla'nın babası da bu dosyayla ilgiliydi. Bu karmaşık ağın içinde kim kime güvenecekti?

O sırada, kapı hafifçe aralandı ve Elif'in yüzü göründü. Gözleri, masanın üzerindeki dosyayı ve Demir ile Leyla'nın dehşetle birbirine bakışını gördü. Yüzüne yayılan zafer dolu gülümseme, buz gibi bir çığlığa dönüşmüştü. "Sanırım doğru zamanda geldim," dedi fısıltıyla, gözleri Leyla'nın üzerindeydi.