Boğaz'da Bir Gözyaşı

Chapter 8 — Gizli Yatırım Fonu'nun Gölgesinde

Alkan Holding'in soğuk ve parlak koridorlarında Leyla'nın adımları yankılanıyordu. Demir'in asistanı olarak ilk günü, havada asılı kalan gerilimle doluydu. Dün yaşananlar zihninden silinmiyordu; Demir'in öfkesi, Elif'in küstah bakışları ve o kayıt… Elif'in elindeki video, Leyla'yı demir parmaklıklar ardına gönderebilecek kadar tehlikeliydi. Demir'in masasına oturduğunda, bilgisayarın ekranı adeta buz gibi bir yüz gibi ona bakıyordu. Masanın gözlerini karıştırırken, bir çekmece diğerlerinden biraz daha farklı duruyordu. Parmakları usulca bu çekmeceyi yokladı, hafifçe ittiğinde içeri doğru kaydığını hissetti. İçeride, basit bir zarfın içinde, 'Gizli Yatırım Fonu – Can Alkan' yazılı bir dosya duruyordu. Kalbi hızla çarpmaya başladı. 'Can Alkan'… Bu isim, dün Elif'in babasının adıyla ortaya çıkmıştı. Bu tesadüf olamazdı. Dosyayı hızla çantasına attı, gözleri etrafı tarıyordu. Kimse görmemişti, değil mi?

Öğle arasında, holdingin kalabalık kafeteryasında kendine bir yer buldu. Elindeki dosyayı kimseye görünmeden çıkarmak için sabırsızlanıyordu. Tam çantayı açacakken, bir ses onu durdurdu. "Leyla Hanım?", Elif'in sesiydi bu. Leyla irkilerek başını kaldırdı. Elif, kendine güvenli bir gülümsemeyle tam karşısına oturmuştu. "Nasılsınız? Demir Bey ile aranızın biraz gergin olduğunu duydum. Umarım işler yolundadır."

Leyla yutkundu. Elif'in samimiyetten uzak bu nazik sorusu, aslında bir tehditti. Elif, elindeki kozu biliyordu. "İyiyim, teşekkür ederim. Sadece… yeni bir iş, biraz alışma süreci."

Elif'in gülümsemesi genişledi. "Anlıyorum. Demir Bey bazen zorlayıcı olabilir. Özellikle güvendiği kişilere karşı… Ancak bazen, insanlar gizli kalması gereken şeyleri yapmaya zorlanırlar, değil mi? Bu zorlamanın sonuçları da tahmin edilemeyecek kadar ağır olabilir."

Elif'in gözlerindeki ima dolu ifade Leyla'yı ürpertti. Elindeki videodan bahsediyordu. Leyla, Elif'in oyununda piyon olmaya niyetli değildi. "Herkesin kendi hayatı ve sırları vardır, Elif Hanım. Önemli olan bu sırların başkalarının hayatlarını mahvetmemesidir."

Elif'in yüzündeki ifade anında değişti. Leyla'nın cevabı onu hazırlıksız yakalamıştı. "Siz de kendi bildiğiniz doğruları yapmaya devam edin Leyla Hanım. Ama unutmayın, bazen en güvendiğiniz yerlerden bile darbe alabilirsiniz."

Elif ayağa kalkıp uzaklaşırken, Leyla'nın midesine bir kramp girdi. Elif'in tehdidi havada asılı kalmıştı. O an, holdingin ana girişinden babasının girdiği haberi geldi. Leyla şaşkınlıkla pencereye koştu. Babası gerçekten de elinde 'Can Alkan' yazılı, dün bulduğu dosyanın aynısı olan bir dosyayla holdinge giriyordu. Babası kime gidiyordu? Demir'e mi? Yoksa başka birine mi? Babasının elindeki o dosya ne anlama geliyordu? Neden Alkan Holding'deydi?

Leyla, babasının adımlarının Demir'in ofisine doğru yöneldiğini gördüğünde nefesi kesildi. Babası, Demir'in odasına girmişti. Odanın kapısı arkasından kapandı. Leyla şok içinde kalakalmıştı. Babası… Demir'in odasında ne yapıyordu? Ve elindeki o dosya neydi?

Demir'in odasının kapısı yavaşça açıldı. Babası elindeki dosyayla çıkmıştı. Demir de arkasından geliyordu. Leyla, babasının yüzündeki ifadeyi seçemiyordu ama Demir'in yüzü buz tutmuştu. Babası hızla uzaklaştı. Demir ise tam Leyla'ya doğru bakarken, telefonu çaldı. Arayan Elif'ti. Demir telefonu açar açmaz, Elif'in sesi titrek ve panik dolu bir şekilde geldi: "Demir! Babam… Babam ortadan kayboldu! Yanında 'Can Alkan' diye bir dosya vardı ve onu bulamıyorum!"

Leyla duyduklarıyla donakaldı. Babası… kayıp mıydı? Ve 'Can Alkan' dosyası… Bu işler nereye gidiyordu?

Kısa bir süre sonra, Demir'in odasından çıkan Leyla'nın babasının elinde tuttuğu dosyanın, Demir'in çekmecesinde bulduğu dosya ile aynı olduğunu fark eden Demir, bir anlığına duraksadı. Elindeki telefonla Leyla'ya döndü. Gözlerinde tehlikeli bir parıltı vardı. "Sen… O dosyayı nereden buldun Leyla?"