Ay Kanı
Chapter 1 — Ay Kanı
Ayaz, zincirlerin soğuk metalini teninde hissettiği anda uyandı. Zifiri karanlıkta, rutubetli taş duvarların arasında, nereden geldiğini bilmediği bir inilti yükseldi. O inilti, kendi boğazından çıkıyordu. Panik içinde çekiştirerek zincirleri kırmaya çalıştı, ama nafileydi. Bilekleri kanamaya başlamıştı, ama zincirler yerinden oynamıyordu.
Nereye getirilmişti? En son hatırladığı, Orman Ayini’ydi. Kurt sürüsünün bir araya gelip, dolunayın altında güçlerini birleştirdiği gece. O gece, Ayaz ilk kez dönüşüm geçirmişti. Belki de bu yüzden buradaydı. Dönüşümünü tamamlayamamış, kontrolden çıkmış olmalıydı.
Gözleri karanlığa alışmaya başladıkça, bulunduğu yerin bir zindan olduğunu fark etti. Taş duvarlarda nemli yosunlar, yerde kırık kemikler ve kurumuş kan lekeleri vardı. Burası, unutulmuş bir yerdi. Terk edilmiş, lanetli bir yer.
Birden, kapının ardında ayak sesleri duyuldu. Ağır, kararlı adımlar zindana yaklaşıyordu. Ayaz, nefesini tuttu. Kim geliyordu? Kurt sürüsünden biri mi? Yoksa... daha kötü bir şey mi?
Kapı gıcırdadı ve açıldı. Zindana sızan meşale ışığı, karanlığı yarıp geçti. Eşiğin önünde, uzun boylu, kara bir siluet belirdi. Yüzü gölgede kalmıştı, ama Ayaz, o kokuyu tanıyordu. Lavanta ve kan kokusu. Alfang'ın kokusu.
"Demek uyandın," dedi Alfa, sesi zindanın duvarlarında yankılanarak. "Seninle konuşmamız gereken çok şey var, Ayaz. Özellikle de kim olduğuna dair..."