Balerin ve Çiçekçi
Chapter 5 — Küllerin Arasındaki Fısıltı
Elif'in nefesi kesildi. Gözleri, alevlerin içinde kaybolan Demir'in arabasına kilitlenmişti. Sıcaklık yüzünü yakıyor, duman genzini yakıyordu. Olay yerine koşan insanların telaşlı sesleri, bağrışmaları zihninde bir uğultuya dönüştü. Kalbi göğüs kafesini delip fırlayacak gibi atıyor, bacakları titriyordu. Demir... Demir nerede olabilirdi? Kaza anında içeride miydi? O sözleşme... O kutu... Hepsi zihninde bir girdap gibi dönüyordu.
İtfaiye sirenleri yaklaşırken, Elif kendini zorla geri çekti. Koşarak dükkanına girdi, hırsla kasanın kilidini açtı. Titreyen elleriyle Demir'in verdiği kutuyu çıkardı. Kadife kaplı, ağır kutu şimdi bir lanetin sembolü gibiydi. İçindeki sır, belki de Demir'in hayatına mal olmuştu. Onu açmamalıydı. Demir'in son sözleri kulaklarında çınlıyordu: "...aksi takdirde büyük bir tehlikeyle karşı karşıya kalacaksın." Bu tehlike, kendi hayatı mıydı, yoksa Demir'in başına gelen bu felaket miydi?
Birkaç dakika içinde polis ve ambulans olay yerine ulaştı. Elif, pencereden dışarıyı izlerken, itfaiye ekiplerinin alevlere müdahale etmesini seyretti. Kaza o kadar şiddetliydi ki, Demir'in hayatta kalma ihtimali bile ona çok uzak görünüyordu. Bir yanından küçük bir umut kıvılcımı sızmaya çalışsa da, alevlerin kudreti bu umudu bastırıyordu. Polisler çevrede görgü tanıklarıyla konuşuyor, kameralar kayıt yapıyordu. Elif'in tanıklık etmesi gerekecek miydi? Demir hakkında bildiklerini anlatmak zorunda mı kalacaktı? Kutu hakkındaki sessizliğini nasıl açıklayacaktı?
Telefonu çaldığında irkildi. Arayan kimliğini bilmediği bir numaraydı. Tereddütle açtı. Karşıdan gelen ses boğuk, yorgun ama tanıdıktı. "Elif... Beni duyuyor musun?"
Elif'in nefesi tekrar kesildi. Bu ses... Bu imkansız olamazdı. "Demir? Sen misin? Nasıl...?
"Zamanım yok, Elif," dedi ses, araya giren statik parazitlerle kesilerek. "O kutu... Kutuya dokunma. Kimseye söyleme. Beni... beni bulmaya çalışma. Güvende ol." Telefon kapandı. Elif elinde titreyen telefonla öylece kaldı. Demir yaşıyordu. Ama neden kaçıyordu? Neden onu bulmaya çalışmamasını istiyordu? Ve o lanet olası kutu, Demir'in hayatını kurtarmak için ne kadar tehlikeliydi?