Beş Yıl Sonra

Chapter 5 — Deniz Fenerinin Ardındaki Sır

Konser salonunun loş atmosferi, Defne'nin zihnindeki fırtınayı bastırmaya yetmiyordu. Sahneden indiğinde ayakları yere basmıyor gibiydi. Rüzgar'ın kulaklarına fısıldadığı kelimeler, Selin'in uzattığı zarf ve hepsinin ardındaki bilinmezlik, onu bir girdabın içine çekiyordu. Aras, telaşla yanına geldi.

"Defne, harikaydın! Seyirciler büyülenmişti. Rüzgar da oradaydı, seni izliyordu." Aras'ın neşeli sesi, Defne'nin zihnindeki karmaşayı dağıtamadı. Bakışları, kalabalığın arasında hala onu izleyen Rüzgar'a takıldı. Gözlerinde bir yorgunluk, bir de pişmanlık vardı. Ama Selin'in elindeki zarfı Rüzgar'a uzatırkenki o anlık ifadesi, Defne'nin içine kurt düşürmüştü. Rüzgar, zarfı almıştı. Şimdi ne olacaktı? Gerçekten ne saklanıyordu bu zarfın içinde?

"Teşekkür ederim Aras, ama sanırım biraz hava almam gerekiyor." Defne, aceleyle sahne arkasından ayrıldı. Denizin tuzlu kokusu, ciğerlerine dolarken, adımları onu kalabalık bir kafeye değil, konser mekanının hemen arkasındaki, denize nazır küçük, ıssız bir iskeleye götürdü. Dalgaların kıyıya vuran sesi, içindeki çalkantıyı bir nebze olsun dindirecek gibiydi.

Birkaç dakika sonra arkasında bir adım sesi duydu. Yavaşça arkasını döndü. Rüzgar'dı. Yüzünde ne bir pişmanlık, ne de bir suçluluk ifadesi vardı. Sadece sakin bir kararlılık. Defne'nin yanına yaklaştı, birkaç adım kala durdu.

"Konuşabilir miyiz, Defne?" Sesi, denizin uğultusuyla karışıyordu.

Defne'nin boğazı düğümlendi. Söyleyecek çok şeyi vardı ama kelimeler boğazında takılı kalıyordu. "Ne hakkında konuşacağız, Rüzgar? Selin'in sana verdiği o zarf hakkında mı? Yoksa az önce sahne arkasında bana anlatmaya çalıştığın ama Selin'in müdahalesiyle yarım kalan o sır hakkında mı?"

Rüzgar derin bir nefes aldı. "Evet, sanırım her ikisi hakkında da konuşmalıyız. Ve evet, sana anlatmam gereken şeyler var. Çok uzun zaman önce sakladığım, seni incittiğini bildiğim şeyler..."

Defne'nin gözleri doldu. Rüzgar'ın sesindeki samimiyet, kalbindeki buzları eritmek üzereydi. Belki de ona inanmalıydı. Belki de bu sefer her şey farklı olabilirdi. Ama ya Selin?

"Selin kim, Rüzgar? Neden o zarfı sana verdi? Bana ne saklıyorsun?"

Rüzgar, Defne'nin gözlerinin içine baktı. Kirpiklerinin titrediğini görebiliyordu. "Selin... Selin benim hayatımın bir parçası, evet. Ama düşündüğün gibi değil. O zarfın içinde ise..." Rüzgar durdu. Bakışları denize kaydı. Sanki bir karar veriyordu. Sonra tekrar Defne'ye döndü. Yüzünde ilk defa gördüğü bir ifade vardı; bir tür kabullenme ve belki de korku.

"O zarfın içinde, Defne, sana hiç anlatmadığım bir geçmiş yatıyor. Bir sır. Ve bu sır, bizim yeniden bir araya gelmemize engel olabilecek kadar büyük." Rüzgar elini Defne'nin yanağına götürmek istedi ama son anda vazgeçti. Aralarındaki görünmez duvar hala oradaydı.

"Seninle gelmeden önce, Rüzgar'a bir uyarıda bulunmak istedim." Selin'in sesi, Defne'nin arkasından duyuldu. Defne ve Rüzgar aynı anda arkalarını döndüler. Selin, onlara doğru yürüyordu. Yüzünde buz gibi bir gülümseme vardı. Elinde tuttuğu ince, parlak bir makas, ışıkta parlıyordu.

"Ancak anlaşılan o ki, Rüzgar çoktan kendi yolunu çizmiş." Selin, gözlerini Rüzgar'dan Defne'ye çevirdi. Bakışları keskin ve tehditkârdı. "Ve sen, Defne, Rüzgar'ın hayatına geri dönerek büyük bir hata yaptın. Bazı sırlar, ortaya çıkmamalıdır. Özellikle de senin gibi hassas bir keman virtüözünün bilmemesi gereken sırlar..."

Selin, makası yavaşça havada salladı. Makasın keskin ucunun ışıkta parlaması, Defne'nin tüylerini diken diken etmeye yetti. Rüzgar, Selin'in üzerine atılmak üzereydi ki, Selin hızla Defne'nin yanına geldi. Defne ne olduğunu anlayamadan, Selin'in elindeki makas, Defne'nin omzundan sarkan, yıllardır yanında taşıdığı, Rüzgar'ın ona hediye ettiği gümüş kolyesinin zincirini kesti. Kolyenin kalbi temsil eden küçük gümüş parçası, Defne'nin eline düştü. Zincir, kopmuş bir kelebeğin kanadı gibi yere savruldu.

Defne şok içinde elindeki kalbe baktı. Rüzgar'ın sesi yankılandı: "Defne! Kolye!"

Selin, soğuk bir zafer gülümsemesiyle Defne'ye baktı. "Bu sadece bir başlangıç, canım. Rüzgar'ın sırları benimle güvende. Seninle değil."