Ay Kanı
Chapter 5 — Kan Kokusu
Kurtadamın sözleri zindanda yankılandı. Alfa'nın gözlerindeki arzu bir anda kayboldu, yerini sert bir ifade aldı. Ayaz'dan uzaklaştı, sanki ona dokunmak bile tehlikeliymiş gibi. "Ne dedin sen?" diye tısladı Alfa, sesi buz gibiydi.
"Orman'da... tuhaf yaratıklar, Alfa. Daha önce hiç görmediğimiz türden. Ağaçların arasında kayboluyorlar, çok hızlılar. Ama... ama Ayaz'ın kokusunu alıyor gibiler. Doğrudan buraya doğru geliyorlar!" Kurtadam nefes nefese konuştu.
Alfa bir an duraksadı, sonra Ayaz'a döndü. Gözleri deliciydi. "Onlar da kim?" diye sordu, sesi tehditkardı. "Sana ne borçlular? Yoksa... sen onlara mı borçlusun?"
Ayaz şaşkındı. Bu yaratıklardan haberi yoktu. Kim olduklarını, neden onu aradıklarını bilmiyordu. Ama Alfa'nın şüpheci bakışları altında, suçlu gibi hissediyordu. "Ben... bilmiyorum. Gerçekten bilmiyorum. Daha önce hiç böyle bir şey görmedim," diye kekeledi.
Alfa ona inanmıyor gibiydi. Yüzündeki ifade sertleşti. "Kurtadam, zindanı güvene al. Kimsenin içeri girmesine izin verme. Ve... o yaratıklar buraya gelirse, onları durdur. Ne pahasına olursa olsun!"
Kurtadam başını salladı ve hızla dışarı çıktı. Alfa tekrar Ayaz'a döndü. Bu sefer bakışları daha da soğuktu. "Belki de sana çok çabuk güvendim," dedi. "Belki de yalan söylüyorsun. Belki de sen, düşündüğümden çok daha tehlikeli birisin."
Ayaz kendini savunmak istedi, ama boğazında bir yumru vardı. Korkuyordu. Alfa'nın öfkesinden, bilinmeyen yaratıklardan ve en çok da kendinden korkuyordu. Dönüşümünün kontrolden çıkmasından, içindeki karanlığın serbest kalmasından korkuyordu.
Alfa aniden yaklaştı ve Ayaz'ın çenesini sertçe kavradı. Gözleri adeta alev alev yanıyordu. "Eğer bu işin içindeysen, Ayaz... eğer bana yalan söylediysen, seni affetmeyeceğim. Seni kendi ellerimle yok edeceğim."
Ayaz'ın kalbi deli gibi atıyordu. Alfa'nın elini itmeye çalıştı, ama gücü yetmedi. "Ben... yalan söylemiyorum. Lütfen, bana inan," diye fısıldadı.
Alfa bir an daha Ayaz'ın gözlerinin içine baktı, sonra elini çekti. "Zaman gösterecek," dedi. "Zaman her şeyi gösterecek."
O sırada, zindanın dışından korkunç bir uluma sesi yükseldi. Sesi o kadar güçlüydü ki, duvarlar titredi. Ayaz ve Alfa birbirlerine baktılar. Bu sıradan bir kurt uluması değildi. Bu, bambaşka bir şeydi. Çok daha karanlık, çok daha tehditkar… ve çok daha yakın.
Alfa kükredi ve zindanın kapısına doğru koştu. "Burada kal!" diye bağırdı Ayaz'a. "Sakın dışarı çıkmaya kalkma!" Ardından kapıdan fırladı ve karanlığa karıştı. Ayaz zincirlerine baktı. Artık sadece esirdi değil, aynı zamanda bir yemdi de. Ormanın karanlık güçleri geliyordu ve o, zindanda kapana kısılmıştı.